
| ERDEN ERUÇ'a destek olalım kampanyası uzatılmıştır |
|
|
|
|
Değerli Deniz Dostları, Amacımız; Sayın Erden ERUÇ'un projesinin son aşamalarına geldiği bu donemde, onun gerçekleştirdiği olağan üstü başarıya destek olmak ve aslında eğitime destek olmaktı. Erden bey bizim yapacağımız bağıştan sadece onur duyacaktı ve bağışımız eğitime aktarılacaktı. Bu mesajın gittiği denizcilikle ilgili mail guruplarını takip eden binlerce kişiden sadece PRDD üyesi Sayın TEKİN SÜER dernek hesabına para yatırmıştır. Tekin beye ince davranışı için teşekkür ediyorum. Beklentim; Bu mesajın gittiği denizcilikle ilgili mail guruplarını takip eden binlerce deniz severden % 10'unun 10 ar TL yatırmış olması idi. Osman ATASOY’a ve Osman kardeşimizin aşağıdaki mesajını bize ileten Turgay kardeşimize çok teşekkürler. Bildiğiniz gibi Erden ERUÇ’un ailesi İzmir’de oturuyor ve Atlantik okyanusunu geçtikten sonra derneğimizin bir Çarşamba toplantısına konuk olup, yaptığını ve yapacaklarını anlatmıştı. Sevgili Erden, o aksam bize anlattıklarının büyük bir bölümünü gerçekleştirdi. Kendisine manevi destek olmak için birçok kapıyı çaldık ama sonuç alamadık. Erden kendi yapacaklarını finanse etmek için beklentisi yoktu, sadece kendi kas gücüne güveniyordu. Beklentisi; eğitime destek olmak, çocukların dünyasına test çözmenin dışında başka şeyler de yapmaları gerektiği fikrini sokmaktı. Bizler birlik olalım ve ERDEN’e yanında olduğumuzu hissettirelim. Maddi destek sağlamak isteyenler www.kaslagit. Desteğinizi bekliyoruz. Saygılarımla Öğr.Gör.Uzakyol kaptanı Yönetim Kurulu Başkanı Bakü Bulvarı no:100 İnciraltı / İZMİR Tel - Fax: 232,259 81 11 www.prdd.org
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
Türkiye İş Bankası, Alsancak / İZMİR Şubesi 3401 – 762732 IBAN: TR36 0006 4000 0013 4010 7627 32 ( TL hesabı) 3401 – 657379 IBAN: TR04 0006 4000 0023 4010 6573 79 ( EURO hesabı) From: pirireisdenizcilik@ Merhabalar Sevgili Osman Atosoy’un aşağıdaki yazısını okuyuncaya kadar itiraf etmem gerekiyor ki Erden Eruç’un seyahati ile çok ilgilenmiyordum. Herkesi de desteğe davet ediyorum. www.buyukkarci. Osman Atasoy’un yazısı Erden Eruç’u mitolojideki yarı tanrı insanlara benzetiyorum. Hem yürüyor, hem koşuyor, hem kürek çekiyor, hem de tırmanıyor. Karada ve denizde engel tanımıyor. Durmadan gidiyor, gidiyor... Tanımayanlar için onu kısaca anlatayım. Sandal irisi bir tekneyle Pasifik Okyanusu’nda aylarca kürek çekmişti. Tam 312 gün tek başına denizde kalarak çok güç bir iş başarmıştı. Şimdi karaya çıktı bisikletinin pedallarına bastı. Sadece kas gücüyle dünyayı dolaşmaya devam ediyor. Sonuna kadar gitmeye azimli. Erden’in okyanusa açıldığı teknenin fotoğrafını ilk kez gördüğümde “Türkiye’de bizden de kaçıklar varmış…” diye düşünmüştüm. Açıkçası bu fotoğrafı görmek bana iyi gelmişti. Kendimi iyi hissetmiştim. Fotoğrafı biraz daha inceledikten sonra aklımdan şunlar geçmişti: “Bu kayığa acaba niçin yelken koymamış. Koca okyanuslar sırf kürekle geçilir mi?” Kürek çekmenin ne demek olduğunu biliyordum. Kısa bir süre Galatasaray kulübünde, çok uzun bir süre de Fenerbahçe’de kürek çekmiştim. (Laf arasında İstanbul birincisi, Türkiye ikincisi olmuştuk.) Bu işin toyu sayılmazdım. Ama bizim en uzun seyrimiz Kurbağalı (b.klu) dereden Caddebostan’a kadar sürüyordu. Bu kadarı bile avuç derilerimizin açılıp cılk yara olmasına yetiyordu. Erden beden gücünün sınırlarını zorluyor. Ben olsam kaslarıma bu kadar yüklenmezdim. Kayığıma bir yelken koyar, doğanın sessiz gücüyle giderdim. Ama onun seçimi farklı. O kaslarına güveniyor, kas gücüyle gidiyor. Ne diyelim; “Helal olsun…” Erden’in seyahatinin bir de sosyal yardım misyonu var. O yoluna devam ederken bir yandan da Türkiye’deki ilkokullar için yardım topluyor. Toplanan bağışlar bir vakıf aracılığıyla okullara iletiliyor. Seyahatin zorluklarıyla uğraşmak, bir yandan da bu işlerle ilgilenmek hiç kolay değil. Bunların çok azını yaptığım için kendimden biliyorum. Erden uydu telefonuyla Türkiye’deki konferanslara katılıyor. Tele seminerler veriyor. Çok aktif bir internet sitesi var. Yaşadıklarını anında izleyicilerle paylaşıyor. Okyanusun ortasından bile fotoğraf çekip yolluyor. Benim yapmadığım veya çok az yaptığım ne varsa, o bunların hepsini bol bol yapıyor. İşi hiç kolay değil. Allah yardımcısı olsun. Ancak bu kadar uğraşa karşın hedeflediği yardım amacına bir türlü ulaşamıyor. İnternet sitesindeki, aşağıya aldığımız son yazısında umduğu desteğin çok azını bulduğundan yakınmış. Yakınmanın dışında adeta isyan etmiş. Haksız değil. Erden’i çok geniş bir izleyici kitlesi takip ediyor. Sitesine giren ziyaretçiler yazılarını okuyor, bin bir güçlükle çekilmiş fotoğraflarına bakıyorlar. Onunla dünyayı dolaşıyor, hayatı pahasına yaptığı yolculuğuyla gurur duyuyorlar. Onun yaşadıklarından kendilerine dersler çıkarıyorlar. Belki de yıllardır sürdürdükleri hayatlarının anlamsızlığını görüp kendilerine yeni bir yaşam kuruyorlar. Erden’in son zamanlardaki yazılarını okudum. Emeklerinin boşa gittiğini düşünüyor. Herkesin hep almak istediğini, karşılığında bir şey vermeye yanaşmadığını söylüyor. Bu düşünceleri bana pek yabancı gelmiyor. Galiba çoğumuz tüketmeye o kadar alıştık ki, Erden’in seyahatini de tüketilecek bir ürün gibi görüyoruz. Erden’in yaşadıklarından çok, ertesi gün ne yaptığını merak ediyoruz. Eminim Erden yazılarını birkaç gün geciktirse “niçin yazmıyorsun” diye sitem edenler bile çıkar. Erden Eruç'un http://www.humanedg |









